Kontrolü geri alma Otonom çalışan bir aracın kontrolünü ele almak için bir öğrenme eğrisi vardır.

Yeni Çalışma: İnsanlar, Sürücüsüz Arabaların Kontrolünde Bocalayabilir

Yakın geleceğin sürücüsüz arabaları problem teşkil edebilir.


Kontrolü geri alma
Otonom çalışan bir aracın kontrolünü ele almak için bir öğrenme eğrisi vardır.

Bizi işe güvenli şekilde götürürken, içinde arkamıza yaslanıp Westworld’ü izlediğimiz sadık robotlarımız olan tam otonom arabalara sahip olmadan önce sorumluluğun paylaşıldığı bir dünyada yaşıyor olacağız. Tesla Autopilot ve ileride çıkacak gelişmiş yarı otonom araba sistemleri sürücünün uyanık kalmasını zorunlu tutuyor. Çünkü insanların devreye girip direksiyonu ele alması gerektiren durumlar olabilir.

İnsan-makine etkileşimi tasarımcıları bu kontrol değişimi problemini çözmek için çok zaman harcıyorlar. Science Robotics dergisinin 6 Aralıktaki açılış sayısında yayınlanan araştırma, yeni sorunların yolda olduğunu vurguluyor: Sürücüler, kendiliğinden çalışan araçları sorunsuz bir şekilde kontrol edemeyebilirler.

Stanford Üniversitesi’nde pek çok farklı alandan bir araya gelen bir grup tarafından ortaklaşa yapılan araştırmada, doğrudan ve şerit değişikliği içeren 15 saniyelik bir rotada 22 sürücüyü inceledi. Araba, kendiliğinden yolun başlangıcına gidip şerit değiştirmeye karar vermeden önce sürücüye kontrolü devretti.

Amaç, sürücülerin arabaları robot kontrolündeyken meydana gelebilecek hız değişikliklerine ne kadar iyi uyum sağlayabildiklerini test etmekti. Stanford’un tasarladığı test aracı, araştırmacıların aracın yönlendirme tepkisini ayarlamalarına izin veriyordu. Bu yöntemde, otonom araç kendisini kontrol ederken meydana gelebilecek anahtar değişiklikler taklit ediliyordu.

Sürücünün elleri direksiyonun üzerinden alındığında, araştırmacılar daha yüksek hızlardaki manevraları taklit edebilmek için aracın direksiyon performansını değiştirdiler. Bir otomobil ne kadar hızlı hareket ederse direksiyon o kadar hassaslaşır. Yani tampon tampona trafiğe kıyasla otoban üzerinde şerit değişikliği yapmak için direksiyonu daha az çevirmeniz gerekir.

Direksiyon daha hassas hale getirildiğinde, sürücüler arabayı daha kötü kullandılar. Makalenin eş yazarı Lene Harbott “Daha fazla direksiyon salınımı yapıyorlardı,” diyerek durumu açıklıyor. “Sürücüler ilk büyük manevrayı aşma eğilimindeydiler ve şerit değiştirmek için bunu düzeltmek zorunda kaldılar.”

Eş yazar ve sinirbilimci IIana Nisky (Ben Gurion Üniversitesi, Negev, İsrail)  buradaki bağlantı kesikliğinin örtülü öğrenmenin açık öğrenmeye karşı bir örneği olduğunu söylüyor. Bilinçlilik, bedenlerimizin tecrübe yoluyla örtülü olarak öğrendiklerinin yerini tek başına tutamaz. Zaman içinde, sürücüler yeni ve daha hassas direksiyon koşullarına alışabildi, ancak bu durum daha önceki ‘’temel’’ koşullara dönmeyi zorlaştırdı. Nisky ayrıca, “Otomobilin nasıl tepki vereceğine dair iç gösterimini değiştirdiniz,” diyor.

Bu çalışmada, ayar penceresi sürücülerin rota dışına çıkabilmesi için yeterince uzun değildi. Ancak sonuçlar, sürücülerin geniş bir koşul aralığı içinde kontrolü nasıl ele aldığı konusunda daha fazla araştırma yapılması gerektiğini gösteriyor.

Aslında, bu sonuçlar otonom sürüş disiplinlerinin geniş bir yelpazede araştırılmasına neden oldu. Araştırmacılar, sürücülerin araç içindeki hareketlerini (yolcuyla mı konuşuyor yoksa yola mı odaklanıyor) ve ne kadar iyi kontrolü devraldığını hesaplamalı. Nörobilimciler devralma anında beyinde gerçekleşen hassas hareketleri haritalamak isteyebilirler. İnsan-makine etkileşim uzmanları sinyal sürücülerinin araç kontrolünün aldığı sistemleri tasarlarken bu bulguları hesaba katabilirler.

Harbott diyor ki “Araştırma gerçekten de sürücülerin kontrolü ele aldığı anda verdikleri tepkilerle ilgili. Araç güvenlik uzmanları ileriye dönük bir bilgi olarak bizim çalışmamızı kullanmalılar.”


Çeviren: Gizem Demirci

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir