Tip 2 Diyabet, Hastaların %40’ında 3 Ay Boyunca Tersine Çevrildi

Hiç ameliyat gerekmiyor.

2. Tür Diyabet, genelde ortaya çıktığı zaman tedavi edilemeyen kronik bir sağlık sorunu olarak düşünülür ve yalnızca ilaç tedavisi ile sağlıklı yaşamın birleştirilmesiyle kontrol altına alınabilir. Bazı durumlarda buna mide bandı ameliyatı eşlik eder.

Fakat yeni araştırmanın öne sürdüğüne göre, insanlar aslında belirli sürelerde bu hastalığı yenebilirler. Bunu yapmak için, hastaların önem bir kısmında tip 2 diyabeti tersine çevirdiği gösterilmiş olan, yoğun ve kısa vadeli bir süreç geçirmeleri gerekiyor.

Araştırmacılardan biri olan Kanada’daki McMaster Üniversitesi’nden Natalia McInnes şöyle söylüyor: “Hastaları iki ila dört aya kadar yoğun şekilde tedavi etmek için, ağızdan alınan ilaçlar, insülin ve yaşam şekli iyileştirmelerinden oluşan bir bileşimi kullanarak, katılımcıların yüzde 40’a kadarında, diyabet ilaç tedavileri almayı bıraktıktan üç ay sonra hastalığın azalma halinde kalabildiğini bulduk.”

“Bulgular, tip 2 diyabetin, en azından kısa vadede tersine çevrilebileceği görüşünü destekliyor; üstelik sadece mide ameliyatı ile değil, aynı zamanda tıbbi yaklaşımlar ile de.”

Vücudun yeterince insülin üretmemesi veya insüline karşı dirençli hale gelmesi, Tip 2 diyabete sebep oluyor (insülin hormonu, hücrelerin glukozu emmesine olanak sağlıyor). Bunun sonucunda, vücutta kan şekeri birikiyor ve organ hasarı ile kalp hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Amerika’da 29 milyondan fazla kişinin tip 2 diyabeti var. Yapılan tahminler, 2021 yılı itibariyle bu durumun ABD sağlık sistemine yıllık 512 milyar Dolar masraf oluşturabileceğini gösteriyor. Bu yüzden, bu sağlık durumunu etkili bir şekilde tedavi edebilecek müdahalelere son derece fazla ihtiyaç duyuluyor.

Araştırmacılar, yoğun sağlık tedavilerinin tip 2 diyabet hastalarındaki azalmayı tetikleyip tetiklemeyeceğini araştırmak için, bu duruma sahip 83 katılımcı topladı ve bunları rastgele şekilde üç gruba ayırdı.

Bu grupların iki tanesine, sırasıyla sekiz hafta veya 16 hafta boyunca süren kısa vadeli müdahaleler uygulandı: kişiselleştirilmiş egzersiz planları, günlük kalori alımlarını 500’den 750 kaloriye düşüren öğün planları verildi ve bir hemşire ile diyetisyenle düzenli şekilde görüşme yapmaları sağlandı.

Tedavi süresi boyunca, durumu idare etmelerine yardımcı olması için ayrıca insülin ve ağızdan alınan bir dizi ilaç verildi.

Üçüncü katılımcı grubu kontrol grubuydu ve aynı dönem içinde bu gruba standart kan şekeri ölçümü yapılarak sağlık tavsiyesi verildi.

Deneyden üç ay sonra, 16 haftalık müdahale grubundaki 27 hastanın 11’i ve sekiz haftalık gruptaki 28 bireyin altısı tam veya kısmî diyabet gerilemesi gösterdi.

Buna nispeten, kontrol grubundaki katılımcıların sadece dördü, standart ve yoğun olmayan sağlık tavsiyeleri almanın bir sonucu olarak gerileme işaretleri gösterdi. Takım, aradaki bu boşluğun, hastalığı sadece idare etmekten ziyade, onu defetmek için yapabileceğimiz pek çok şey bulunduğunun kanıtı olduğunu düşünüyor.

McInnes şöyle söylüyor: “Araştırma, hastalıkları tedavi etme yaklaşımını, sadece glukozu kontrol etmekten, gerilemeye sebep olmaya ve hastaları nüksetme işaretlerine karşı gözlemeye doğru değiştirebilir.”

“Hastalıkları tersine çevirme fikri, diyabetli bireyler için çok cazip. Bu durum onları önemli yaşam şekli değişimleri yapmaya ve ilaç tedavileri yardımıyla normal glukoz seviyelerine ulaşmaya motive ediyor.”

Açık konuşmak gerekirse, sağlık kazanımlarının gerçekte üç aydan daha uzun süre devam etmesi için, bu motivasyon ve azim duygusunun uzun vadeli olarak sürdürülmesi gerekiyor.

Deneyden bir yıl sonra, tedavi gören katılımcılar ile görmeyen katılımcılar arasındaki fark önemsiz hale gelmişti. Yani, tip 2 diyabet gerilemesini nasıl kalıcı bir mesele haline getireceğimizi çözmek için daha fazla çalışmanın yapılması gerekiyor.

Çalışmaya katılmamış olan Kentucky Üniversitesi’nden endokrinolog Philip Kern, HealthDay News‘a şöyle konuşuyor: “Eğer yaşam şekli müdahalesini sürdürmezseniz, hastalık geri gelecektir.”

Gerileme devam etmemiş olsa da (ayrıca burada bildirilen sonuçlar, sadece deneydeki küçük bir katılımcı örneğine dayanıyor), bu bulgular, eğer hastalar beslenme düzenlerinde ve yaşam şekillerinde yaptıkları değişimlere bağlı kalırlarsa, tip 2 diyabetin üstesinden gelinebileceği konusunda bilim insanlarına umut veren haberlerden sonuncusu.

Geçen ay, Southern California Üniversitesi’ndeki araştırmacıların yaptığı bir çalışmada, farelerdeki bir oruç diyetinin diyabeti tersine çevirebileceği ve pankreası düzeltebileceği bulunmuştu.

Ayrıca, Diyabet İngiltere yardım kurumunun sermaye sağladığı İngiltere’deki araştırmacılar, şu an, eğer insanlar düşük kalorili bir beslenme düzenine bağlı kalırlarsa, diyabetin uzun vadede tersine çevrilip çevrilmeyeceğini araştırmak amacıyla büyük bir klinik deney yürütüyorlar.

Diyabet İngiltere sözcüsü Emily Burns, The Telegraph‘tan Sarah Knapton’a şöyle konuşuyor: “Sonuçları 2018’de görmeyi bekliyoruz. Bu arada, 2. tip diyabete sahip insanları, şeker, doymuş yağlar ve tuz bakımından düşük olan sağlıklı bir beslenme düzenini takip etmeleri konusunda destekliyoruz.”

“Biz biliyoruz ki, beslenme düzeni, egzersiz ve ilaç tedavileri, Tip 2 diyabete sahip olan insanların durumlarını kontrol altında tutmalarına yardımcı olabilir. Tip 2 diyabeti hafifleme durumuna koymanın da mümkün olduğuna dair destekleyici bulguları görmeye başlıyoruz.”

Bulgular, The Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism bülteninde bildirildi.

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir