ABD Tarım Bakanlığı Yiyecek politikaları ve sağlık uzmanları belki de sağlıklıyı tanımlamamalı diyor.

Yiyeceklere “Sağlıklı” Demek Gerçekte Hiçbir Şey İfade Etmiyor

Beslenme ve gıda uzmanları kelimenin bir pazarlama teriminden daha fazlası olmadığını söylüyorlar. 

 

ABD Tarım Bakanlığı Yiyecek politikaları ve sağlık uzmanları belki de sağlıklıyı tanımlamamalı diyor.

Yiyecek politikaları ve sağlık uzmanları belki de sağlıklıyı tanımlamamalı diyor.

1994’te, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) ülke çapında yiyecek paketlerinde boy gösteren bir kelimeyi düzenlemeye karar verdi: sağlıklı. O zamanlar yağ, Amerika’nın hor görülen enerji kaynağıydı ve bu sebepten bahsi geçen yeni “sağlıklı” etiketleri sıklıkla düşük yağ oranlı yiyeceklere takılırken yüksek şeker ihtiva eden ürünlerin ise “sağlıklı” bulunmadıklarından, gözden düşmesine sebep olmaktaydı. Şimdilerde gitgide artan araştırmalar fazla şeker yemenin sağlık üzerinde sonuçlarını gösterdikçe, FDA geçici bir çözüm bulma çabalarında sıkışıp kaldı.

Eylül ayı sonunda, Gıda ve İlaç Dairesi sağlıklı kelimesinin resmi anlamını tekrar tanımlayacak süreci başlatacağını ve halkın görüşüne de başvuracağını duyurdu. Yine de besleme uzmanları ve sağlık ve halk sağlığı politikaları uzmanları, problemin gerçek kökünün belki de kelimenin kendisi olabileceğini söylüyor. Sağlıklı kelimesinin tanımının yapılmamasının iyi olacağını hatta yapılmaması gerektiğini savunuyorlar.

Eylül’de JAMA’da (Amerikan Sağlık Örgütü Dergisi) yayınlanan bir rapor 1960’larda şeker ve yağı bazı sağlık problemlerine bağlayan çalışmaların ortaya çıkmasıyla, şeker ilintili grupların sadece yağ odaklı olan araştırmaları destekleyip yayınladığını gözler önüne serdi.

Bitmek bilmeyen yağ araştırmalarına dair yayınların sonucu, diyet akımlarında tartışmayı daha da uzatıp şekerin iyice radardan çıkmasına sebep oldu. Bu durum “sağlıklı” etiketleri söz konusu olduğunda FDA’nın yönergelerinde uzun zamandır yer almakta ve yağ konusunda esnetilemez duruşu yüzünden yağsız puding ve şekerli kahvaltılık gevreklerin kendilerini “sağlıklı” olarak etiketleyebilirken, bir granola markası olan KIND’in ürününü “sağlıklı” olarak etiketleyemediğinden şikâyetine yol açtı.

label2

Beslenme Politikaları Enstitüsü Direktörü Pat Crawford’a göre, yönergeler işlenmiş gıdalardaki eser miktarda fitobesinleri de çok az kayda almakta. Bu tür besin maddesi bileşenlerinin ne kadarının sağlıklı bir oran oluşturduğunu bile kestirebilmek zor. “Ürünleri takviye ettiğinizde ve sağlıklı olduğunu iddia ettiğinizde, ne derece sağlıklı olduğu toplam beslenme düzenine bağlıdır.”

Stanford Üniversitesi tıp bölümü profesörü Christopher Gardner, sadece sağlıklı kelimesini bile kullanmanın “evet ya da hayır ayrımı gibi hataya sebebiyet vermekte” olduğundan yanlış olduğunu söylüyor. Dünya Sağlık Örgütü “sağlık” kelimesini “fiziksel, zihinsel ve sosyal olarak iyi olma ve hiç bir hastalık ile zaafı olmama durumu” olarak tanımlıyor. Sağlıklı demek yukarıda bahsedilen durumu sürdürmeye yardımcı olarak anlaşılabilir, fakat çevre hukuku profesörü Jason Czarnecki’nin belirttiği gibi bu çok daha göreceli: “Sizin için sağlıklı olan benim için olmayabilir.”

Sağlıklılık sadece pazarlama ve kültürel değerlerle değil, yanlış bilimsel anlaşılmaların da istismar edilmesi ile karşımıza çıkmakta.  

Basitçe ifade edecek olursak, “sağlıklı” demek kolay değil ve tüm yiyecekler için tek bir sabit tanım olması doğru değil. Bakılacak olursa, bir yiyecek firması sadece yiyeceklerini takviye edebilir ve “sağlıklı” olarak kabul görebilir.

Popular Science’a konuşan Yale-Griffin Önleyici Araştırma Merkezi Direktörü David Katz, geniş bir tanım altında, “[günlük önerilen miktarlarda] pek çok besin bileşeninin yüzde yüzünü sağlayan takviye edilmiş bir gevrek; puan verirsek, brokoli, böğürtlen ya da somon ve ceviz gibi besinleri geçebilir. Bu hiç mantıklı değil.” diyor.

Yine de Katz ve Crawford gibi pek çok beslenme uzmanı “sağlıklı” için sınıflandırılmış yönergeler ile yiyecek tiplerini farklı puanlandırmanın mümkün olduğunu düşünüyor.

Bu FDA’nın tuttuğu yola girmek demek olabilir, fakat şu anda, “sağlıklı”nın nasıl tanımlanacağına dair ilgili gruplardan yorum alınmakta. Bu süreçte, Katz’in de bahsettiği gibi, “tüm et endüstrisinin bifteği “sağlıklı” olarak adlandırmasını umabiliriz. Belki de soda firmaları en azından diyet sodanın “sağlıklı” sayılması gerektiğini savunacak.” Geçmişteki yorumlara bakıldığında, FDA’nın şekeri gıda etiketlerine ekleyip eklememesi konusunda yapılan yorumların yüzde 41’i gıda endüstrisinin çıkarlarını yansıtmakta.

Fakat Popular Science’ın görüştüğü beslenme akademisyenlerinin sözleri bir gösterge olacaksa araştırmacılar kanıtlara dayalı bir sonuç görmek istiyorlar ve başkalarının da benzer şekilde hareket edeceğini umuyorlar. Gıda pazarlaması konusunda yapılan pek çok araştırma yiyeceklerin besin değerlerini belirten göstergelerde doğal, organik, hormonsuz ve hatta sadece yeşil renk gibi olumlu çağrışımların bu kavramların bilimsel değerlerinden bağımsız olarak bizler tarafından dolaylı olarak güvenildiğini göstermekte. Sağlıklılık sadece pazarlama ve kültürel değerlerle değil, yanlış bilimsel anlaşılmaların da istismar edilmesi ile karşımıza çıkmakta.

Günün sonunda “en sağlıklı yiyeceklerin etiketi yoktur”.

“‘Etiket iddiası’ kullanımının önü açıldığı anda kar amaçlı kullanım da açılmıştır” diyor Stanford’dan Gardner. Tam da bu yüzden pek çok beslenme uzmanı sadece “sağlıklı”dan kurtulmaya değil sağlık iddiasında bulunan tüm etiketlerden kurtulmaya bakıyorlar. “Konu yiyecek etiketlerine geldiğinde” diyor beslenme ve sosyoloji profesörü Marion Nestle “sağlıklı [gibi kelimeler] ve doğal pazarlama kavramlarıdır.”

Peki, bu bizi nereye getiriyor? Şayet kanıta dayalı sağlıklı etiket ya da tümden bundan kurtulmak konusunda fikrinizi beyan etmek istiyorsanız FDA’nın web sitesine görüşlerinizi girebilirsiniz. Yine de günün sonunda Gardner’in kendi deyişiyle “en sağlıklı yiyeceklerin etiketleri yoktur.” Hem yeni yıl niyetlerinin ve yeni egzersiz planlarının tam da arifesindeyken sağlıklı yiyeceklere kimin ihtiyacı var ki?


Çeviren: Evren Akgül

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir cevap yazın

Abonelikle İlgili Konular İçin abone@doganburda.com

Eksik Sayılar İçin okurhizmetleri@doganburda.com

Müşteri Hizmetleri (212) 478 0 300

Danışma Hattı (212) 410 32 00

 

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir