Elon Musk’ın Falcon 9’u, 11.925 İnternet Uydusundan İlkini Fırlattı

SpaceX İnternet Uyduları

Dün yeniden kullanılabilir Falcon 9 roketinin fırlatılması, Falcon Heavy’nin birkaç hafta önceki destansı uğurlanışı kadar manşetlere çıkmamış olabilir ancak hafife alınacak bir olay da değil. Sonuçta Elon Musk roket fırlatmanın ötesinde bir şey yapıyor. SpaceX CEO’su rekor kırmayı tercih ediyor. Veya daha iyisi, rekorun ne olduğunu belirliyor.

Dün gerçekleşen fırlatışın ana hedefi, İspanya’nın Paz isimli en yeni Dünya gözlem uydusunu taşımak olsa da, roketin yükleri arasında SpaceX’in ilk iki internet uydusu da bulunuyordu. Şirket için (ve bildiğimiz şekliyle küresel internet için) yeni bir evreyi başlatacak olan şey, işte bu iki uzay aracı.

Musk, yörüngeye internet uyduları fırlatmayı içeren ve bir miktar gizemli olan planlar üzerinde birkaç yıldır çalışma yürütüyordu. 2016 yılında ABD Federal İletişim Kurulu (FCC), SpaceX’in 4.425 tane internet uydusu fırlatmasını onaylamıştı. Şirket daha sonra bu rakamı yaklaşık 12.000 taneye çıkardı; yani şu an Dünya’nın çevresinde dönen ve faaliyet gösteren uydu miktarının altı katına.

Endişeli Bilim İnsanları Birliği Uydu Veritabanındaki verilere göre şu an yörüngede faaliyet gösteren 1.738 tane uydu bulunuyor. Bu rakama faaliyet göstermeyen 2.600 civarı uyduyu ekleseniz bile, SpaceX’in mevcudiyetinin üçte biri edecektir.

İlk bakışta uzaya bir Tesla Roadster fırlatmak kadar etkileyici görünmeyebilir ancak bu uydular epey iri: Yaklaşık bir araba boyutundalar (390 kg civarı) ve sonunda SpaceX’in vadettiği, Dünya’ya yüksek hızlı interneti geri ışınlayacak olan uydu takımyıldızını dolduracaklar.

Paz ile birlikte iki küçük iletişim uydusu prototipi de bu amaçla otostop çekiyor. Birinin ismi Microsat-2a, diğerinin ise Microsat-2br. SpaceX, sonunda bunların internet ışınlayan ve her biri farklı bir radyo frekansında çalışan iki büyük uydu grubu haline gelmesini umuyor.

Starlink’i Başlatmak

SpaceX’in 12 bin uydusundan 4.425’i, Dünya’nın yaklaşık 1.100 km üstünde konumlandırılacak ve geriye kalan 7.518 tanesi de hemen 300 km yukarıda yörünge izleyecek. Çok sayıda uydu, bunların yörüngede değişen konumları ve ışınlama kabiliyetleri, SpaceX için zorlu bir mücadele oluşturacak.

Şirketin ilk olarak, uyduların Dünya’daki alıcılarla eşgüdümlü olabilmesini sağlaması gerekiyor. Ardından, ikincisi ve daha önemlisi, yörüngedeki bu kadar fazla şeyi takip etmeyi nasıl başaracaklar ve bunların çarpışmasını nasıl önleyecekler sorusu var.

Fakat Musk, eğer uydu filosunu gerçekten bir araya getirebilirse, şebekenin (Wall Street Journal gazetesine göre şebekenin gayriresmi adı Starlink, yani Yıldızbağı) Dünya üzerinde neredeyse her yere internet sağlayabileceğini söylüyor. Böyle bir şebeke, dünyanın gelişmekte olan bölgelerine internet altyapısı kurma yükünü kaldıracaktır. Şu an dünya nüfusunun yarısından azı internete erişebiliyor.

Musk, 2015 yılında bu projeyi başlatmak için FCC’den izin istediğinde SpaceX Seattle’da konuşarak, şebekenin hedefinin, uzun mesafeli internet trafiğinin yarısından fazlasını üstlenmek olduğunu söylemişti. Musk’ın söylediğine göre bu durum, farklı kıtalar arasında şu an mümkün olandan daha hızlı ve daha doğrudan iletişime olanak sağlayacak.

Bununla beraber, yerel internet iletişimlerinde meydana gelen etki daha az olacak. Starlink, işletmeden tüketiciye olan ticaretin muhtemelen sadece yüzde 10’unu üstlenecek; yerel ağın geriye kalan yüzde 90’lık kısmını fibere bırakacak. Ancak bu durum sadece kısa vadeli olabilir.

Musk, SpaceX Seattle’da “Biz burada gerçekten, uzun vadede, interneti uzayda yeniden inşa etmekten bahsediyoruz” demişti. Dün gerçekleşen başarılı fırlatmadan sonra SpaceX, bunu yapmaya bir adım daha yaklaşmış görünüyor.

 

 

 

 

Futurism

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir